Biraz da siz korkun!

Biraz da siz korkun!

ADNAN KAVUŞTUR
info@adnankavustur.com.tr


Son bir kaç aydır Avrupa’nın çeşitli başkentlerinde, bomba ihbarı nedeniyle kapatılan yolları, tiyatroları, metroları haberlerde görmüşsünüzdür. Bu bomba ihbarları özellikle son 1 aydır onlarca kat artmış durumda.

Avrupa’nın çeşitli kentlerinde özellikle Ortadoğu’dan bihaber umarsızca yaşayan insanlar yolda gördüğü her çantanın bomba olmasından korkarak yetkilere ulaşıyor ve bölgeden kaçmaya başlıyor.

Korku, insanları büyük bir şekilde etkilemiş durumda. Ben tabii ki bu insanların korku ile yaşamasını isteyecek değilim. Ama empati insanlığı geleceğe götürecek en büyük olgudur. Eğer 7 yıldır Avrupa’daki insanlar biraz empati yapabilseydi, Suriyeli çocukların bu hikayeleri hiç olmayacaktı.

Birleşmiş Milletler adlı hiçbir işe yaramayan bir örgüt var. Bu örgüte bağlı Çocuklara Yardım Fonu veya kısaca UNICEF adlı bir alt kuruluş, sözde çocukları korumak için bütün dünya ülkeleri ile organize çalışıyor. Ancak hiçbir işe yaramayan Birleşmiş Milletler’in alt kuruluşundan ne beklersiniz bilmiyorum. Sadece savaştan kendi imkanları ile kurtulabilen çocuklar ile röportajlar yapabiliyor.

UNICEF geçtiğimiz yıl Suriye’deki savaştan KENDİ İMKANLARI ile kurtulabilen bir kaç çocuk ile röportaj yaptı. İşte bu çocuklar Avrupa’da bugün yaşanan korkuyu tam 7 yıl boyunca her gün yaşadı. Hem de Avrupa’daki kardeşleri gibi yılda yaklaşık 400 bin çocuğu daha OBEZ yapan yiyecekleri de yiyemedi, aç uyudu, sabah kalktığında arkadaşlarının cesetleri ile karşılaştı, hem de kaçacak başka hiçbir yer yoktu.

Suriye’deki savaştan kaçmayı başaran ve Türkiye’ye sığınan bir kaç çocuğun röportajını kendi dilinden dinleyelim ve kendilerinden umarsızca yaşayan Avrupa’daki insanların empati yapmasını bekleyelim.

SAFİ – 9
safi
Okulumuza varil bombası attılar. Bombardımandan sonra köylüler kaçtı. Bizim evimizin camları indi. Bir ay önceki başka bir saldırıda yüzümden yaralandım. Şarapnel parçaları yüzünden böyle oldu. Bizim köyden biri beni araba ile hastaneye götürdü. Lazkiye’ye uzak olduğu için ve zaman aldığı için gidemedik. Şarapnel parçaları hala sırtımda da var. O anlarda hiç korkmadım. Hiç bir şey hissetmedim. Şarapnel parçaları geldiğinde bir şey hissetmezsiniz, ben de hissetmedim. Uçaklardan ben hiç korkmam. Ayılardan, köpeklerden, vahşi hayvanlardan çok korkarım.

MECIT- 7
mecit
“En çok füzelerden korkuyorum. Çok gürültü çıkartıyorlardı. Burası güzel ve sessiz. Kardeşlerim ve arkadaşlarımla oyun oynuyoruz sürekli”

FETHİYE – 7
fethiye
Halepliyim. 7 yaşındayım. İlkokul ikinci sınıfa gidiyorum. 3 kardeşim daha var. En sevdiğim ders matematik. Büyüyünce öğretmen olmak istiyorum. Suriye’deki evimiz çok güzeldi. Eşyalarımızı ve yatağımı özledim. Oyuncaklarım çoktu, onları da çok özlüyorum. En çok füze ve varil bombalarından korkuyordum. Burda rahatım, bir şeyden korkmuyorum. Herşeyin yolunda gitmesini ve evlerin yıkılmamamasını isterim. Savaşta çocukların etkilenmemesini isterim.

MOHAMMED – 6
mohammed
Mutluyum, çünkü burada uçak yok. Geceleri rahat yatıyorum artık. Suriye’de en çok babamı özlüyorum. İlerde doktor olmak isterim.

BÜŞRA – 9
busra
En çok evimizi, eşyalarımı ve giysilerimi özledim. Bir de arkadaşlarımı. Benim de en büyük korkum uçaklar.

Kategori: Uncategorized

97 izlenme

Yorum Yapın