MHP Lideri, BDPlilerin yemin törenini izleyen tek lider oldu.
Cumhurbaşkanı Gül, yeni Anayasa`nın taşıması gereken tek mührün, milletin mührü olması gerektiğini söyledi.
Yeni yasama yılı başladı
Gül, TBMM`de konuştu
TBMM
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM 24. Dönem ikinci yasama yılının başlaması nedeniyle Genel Kurulda yaptığı konuşmaya, 12 Haziran seçimlerinde ilk kez veya yeniden seçilen milletvekillerini tebrik ederek, yeni yasama yılının, ülke ve millet için hayırlı ve verimli olması dileğinde bulunarak başladı.
Cumhurbaşkanı Gül`ün konuşmasından öne çıkan ifadeler ana başlıklarıyla şöyle:
* “Yeni anayasa hiçbir özel fikrin, partinin, ideolojinin ve doktrinin mührünü taşımamalıdır. Anayasanın taşıması gereken tek mühür, milletimizin mührü olmalıdır.“
* “Bütün bu 200 yıllık çabalarımızın kazanımlarını pekiştiren, hepimizin üzerinde mutabık olduğu demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden taviz vermeyen bir Anayasa olmalıdır.“
* “Sadece `hesap soran` değil, aynı zamanda `hesap veren bir devlet` anlayışını yansıtmalıdır. Bu itibarla, çağdaş demokrasilerin şeffaflık ve hesap verilebilirlik gibi en önemli vasıflarını, ruhunda ve lafzında içeren bir anayasa olmalıdır.“
* “Tüm milletimize şu mesajı açıkça vermek isterim: Devletin birliği ve bölünmez bütünlüğü, temel siyasi perspektifimiz ve tartışmaya açık olmayan ilkemizdir.“
* “Şehirlerin merkezlerinde, hiçbir ayrım gözetmeden kalabalıkları hedef alan teröristleri; fikri, zikri, partisi ne olursa olsun herkesin şiddetle
telin etmesi, en azından insanlığa karşı bir namus borcudur.“
* “Terörle mücadelede, taleplerini şiddete başvurmadan, demokratik sistem içinde dile getiren vatandaşlarımızı, teröre destek veren, terörü yücelten
kesimlerden ayırmak büyük önem taşımaktadır.“
* “Terörle mücadele, aynı zamanda demokrasimizi koruma ve ilerletme mücadelesidir“
* “Mahkemelerimizin önünde aşırı iş yükü ve personel eksikliği nedeniyle zamanında sonuçlandırılamayan çok sayıda dosya bulunmaktadır.
Tutuklulukların fiili cezaya dönüşmesine ve adaletin tecelli etmesinin gecikmesine sebep olan en önemli hususlardan biri de budur.“
* “Sözkonusu durum, yargının etkinliğine gölge düşürmektedir. Bu sorunların elbirliği içinde süratle çözümlenmesi, temel önceliğimiz olmalıdır.“
* “Yüksek cari açık vermeden, hızlı büyümeyi gerçekleştirmenin yollarını bulmalıyız.“
* “Kendi halkına karşı baskı ve şiddet kullanmayı sürdüren Suriye yönetimine artık güvenimiz kalmamıştır. Türkiye her halükarda, kadim dostu Suriye halkının yanında olacaktır.“
* “İslam dünyasında böylesi ilkel bir ayrışmadan nemalanmaya çalışan kötü niyetli güçlerin kışkırtmalarına alet olan tüm yönetimlere ve örgütlere de seslenmek istiyorum:İslam dünyasını, 21. yüzyılda adeta Orta Çağ Avrupası`nın karanlıklarına döndürecek bir sürece izin vermeyiniz.“
* “İsrail, haklı taleplerimiz bağlamında gerekli adımları atmadığı müddetçe, ilişkilerimizin normalleşmesi söz konusu değildir“
* “Türkiye`nin Doğu Akdenizâ`de tüm milli çıkarlarını korumak için gereken her türlü tedbiri alacağından da hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.“
TEK LİDER
BDP’lilerin yemini sırasında Cumhurbaşkanı Gül, komutanlar, Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu salonda yoktu. BDP’nin yeminini dinleyen tek lider ise BDP’ye karşı sert muhalefette bulunan MHP lideri Bahçeli’ydi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 24. yasama yılına dün kapılarını açarken, yaz boyunca TBMM’yi boykot eden BDP’nin iktidar ve diğer muhalefet tarafından ‘maraza’ olarak görülebilecek hiçbir adım atmaması, siyasette ‘diyalog’ umutlarını artırdı. Ancak, BDP’yi sık sık TBMM çatısı altında siyaset yapmaya davet eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, komutanlarla aynı tavra imza atıp, TBMM açısından ‘tarihi’ denilebilecek o yemin anında Genel Kurul’da olmaması, Gül’ün çerçevesini çizdiği demokratik Türkiye iklime ters düştü.
KOLTUKLAR BOŞ KALDI
BDP’lilerin yeminleri öncesinde verilen arada Cumhurbaşkanı ve komutanlar TBMM’den ayrıldı. Daha önce benzer bir durum yaşanmadığı için Gül’ün konuştuktan sonra locaya gidip yeminleri izlemesi gibi bir beklenti yoktu ama Gül ayrılınca, Çankaya Köşkü’nü temsil edecek tek bir bürokrat bile kalmadı. Kısa bir süre önce ‘Siyasetle müzakere, terörle mücadele’ sözleriyle tansiyonu düşüren Başbakan Tayyip Erdoğan da yeminler başlamadan önce Genel Kurul salonundan çıkıp yukarıdaki makamına geçti. Kılıçdaroğlu ise birkaç yemin dinledikten sonra Genel Kurul’a veda etti. Başbakan ayrılınca Bakanlar Kurulu’nun bir bölümü kulislere geçerken, kalanlar da TBMM Başkanı Cemil Çiçek’ten uyarı alana dek sohbet etti.
BEŞİR ATALAY İZLEDİ
Yeminleri, hükümet adına Kürt açılımından sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın izlemesi de anlamlıydı. Bir tek MHP lideri Devlet Bahçeli baştan sona Genel Kurul’da kaldı. MHP de tam kadro salonda yer aldı. Bu durum BDP’lilerin bile övgüsünü kazandı. Gül, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun salondan ayrılması, Genel Kurul’daki AK Parti ve CHP milletvekillerinin büyük bölümünün ve locadaki ‘devlet bürokrasisi’ temsilcilerinin tamamının ayrılmasına neden oldu. Hal böyle olunca da salondaki manzarada, Sırrı Süreyya Önder’in ‘sevmedim’ dediği koltuklara taba rengi hakim oldu. Alışık oldukları bu tavır BDP’lilere tuhaf gelmese de biz, açılış gününde TBMM’den aklımıza takılan “BDP kiminle siyaset yapacak” sorusunu akıllara getirdi.