Cari açık yılın ilk beş ayında 37,3 milyar dolara ulaştı. Ocak-mayıs döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 20 milyar 435 milyon dolar arttı. Geçen yılın ilk 5 ayında, cari açık 16 milyar 839 milyon dolar düzeyindeydi. TL’nin sepet bazında son bir yılda yüzde 20′ye yakın değer kaybettiğini belirten uzmanlar, dövizde ani çıkış riskinin bulunduğunu söylüyor.
Cari işlemler açığı, ilk 5 ayda dış ticaret açığındaki artışla, 37,27 milyar dolar olarak gerçekleşirken mayıs ayında cari açık geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 164 artışla 7,75 milyar dolar oldu. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Cari işlemler hesabı, yılın ilk beş ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 20,44 milyar dolar artarak 37,27 milyar dolar açık kaydetmiştir. Bu gelişmede dış ticaret açığının 20,5 milyar doları tutarında artarak 37,1 milyar dolara ulaşması etkili olmuştur.” denildi. Veriler sonrası artışa geçen dolar günü 1.6440 liradan, Euro ise 2.3010 TL’den kapattı.
Analistler yıl sonunda GSYH’nin yüzde 9′una ulaşması muhtemel cari açığın TL üzerinde baskı kurmaya devam edeceğinin göstergesi olduğunu söylediler. Cari açığın finansman kalitesine de dikkat çeken analistler son 12 aylık dönemde sıcak paranın (fon girişleri) 54 milyar dolar ile cari açığa oran olarak yüzde 79 seviyesinde gerçekleşmesine de dikkat çekiyorlar. Merkez Bankası verilerine göre, Mayıs 2010′da 2,94 milyar dolar olan cari açık, Ocak-Mayıs 2010′da 16,84 milyar dolar olmuştu. Yurtdışında yerleşik kişilerin yurtiçinde yaptıkları net yatırımlar (FDI), Ocak-Mayıs 2011′de, 2010 yılının aynı dönemine göre 3,04 milyar dolar artarak 5,61 milyar dolar oldu. TCMB verilerine göre Hizmetler Dengesi kalemi altındaki turizm gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,3 artarak 6,14 milyar dolara ulaşırken, turizm giderleri yüzde 17,3 artışla 2,03 milyar dolara yükselmiştir. Yatırım geliri dengesinin altında yer alan doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve faizlerden oluşan diğer yatırımlarda gerçekleşen toplam net çıkış, geçen yılın ilk beş ayında 2,850 milyon dolar olmuşken, bu yılın aynı döneminde 3,91 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ise Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ile görüşmesinin ardından “Cari açık üzerinde ciddi şekilde çalıştığımız, ciddiye aldığımız bir konu.” dedi. Eylül ayı sonuna kadar tespitlerin yapılacağını, ardından yeni teşvik mekanizmasının uygulamaya gireceğini söyleyen Çağlayan, “Cari açık tehdit oluşturmuyor.” şeklinde konuştu.
Cari açığın GSYH’ye oranının neredeyse yüzde 9′a yaklaştığına ve finansman tarafının yüzde 80 spekülatif fon girişleriyle gerçekleştiğine dikkat çeken Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, “Bu da TL üzerindeki baskının, ekonomiye beklentinin ötesinde bir giriş olmazsa, ister istemez devam edeceği anlamına geliyor. TL sepet bazında son bir yılda en düşük seviyeyi kasım ayında gördü. O zamandan bu yana TL’deki değer kaybı yüzde 20′ye yakın. Cari açıktan en çok korkmamızın sebebi dövizde ani çıkış riski ve bunun ardından TL’de yaşanması muhtemel devalüasyon.” dedi. TSKB ekonomisti Başar Yıldırım ise cari açığın beklentilere paralel bir görünüm sergilemesine karşın, net enerji ithalatı dışı cari açık rakamının genişlemeye devam etmesinin, konu ile ilgili endişeleri beslemeye devam ettiğini belirtti. EKONOMİ SERVİSİ
CARİ İŞLEM DENGESİ*
Yıl Miktar
2002 -0,6
2003 -7,5
2004 -14,4
2005 -22,3
2006 -32,2
2007 -38,4
2008 -42,0
2009 -14,0
2010 -47,6
**2011 -37,2
(* ) Milyar dolar
(**) Ocak-Mayıs 2011