Sanayi üretimi Nisan ayında beklentiler doğrultusunda yavaşlayarak geçen yılın aynı ayına göre %8.3 artarken, yılın ilk dört ayında sanayi üretimi büyümesi %12.6 olmuştur.
Bir önceki aya göre üretim %3.8 azalmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış endekste bir önceki aya göre meydana gelen azalış ise %0.6 oranında gerçekleşmiştir.
Merkez Bankası’nın cari açığı dengelemek için zorunlu karşılıklar üzerinden tüketici talebine uyguladığı baskı ve global ticaret 2011 yılında meydana gelen ivme kaybı, sanayi üretimindeki artış oranını zayıflatan unsurlar olarak ön plana çıkmaktadır. Buna göre sanayi üretiminde tek haneli rakamlara alışıldığı da görülmektedir. Ulaştırma yatırımları ve otomotiv alımındaki patlama sektör büyümesine yansıyor… Nisan ayında ana sanayi grupları sınıflamasına göre, geçen yılın aynı ayına göre en yüksek artış %21.7 ile sermaye malı imalatında görülmüştür. Dayanıklı tüketim malı imalatı %12.1, ara malı imalatı %6 ve dayanıksız tüketim malı imalatı %2.8 artış göstermiştir. Enerji üretimi de %8.7 artmıştır. Sanayinin alt sektörleri bazında ise Nisan ayında imalat sanayi üretimi %8.6, elektrik ve gaz sektörü üretimi %8.7 ve madencilik ve taşocakcılığı üretimi %1.6 yükseliş kaydetmiştir. Kritik sektörlerdeki büyüme oranlarına bakıldığında, son yıllarda büyük yatırımlarla ve bireysel kullanıcıların yüksek talebiyle gündeme gelen ulaştırma sektörünün %26.6 ile en hızlı büyüyen sektör olduğu görülmektedir. Bu sektörü %23.9 ile makina ve ekipmanlar sektörü izlemektedir. Kimyasal ürünler ve ana metal sektörü üretimi sırasıyla %13.3 ve %7.7 artış göstermiştir. Gıda sektöründe üretim artışı %5.8 olurken, metalik olmayan mineral ürünler sektöründe üretim büyümesi %2.7’de kalmıştır. Buna karşılık, tekstil ve giyim sektöründe üretim gerilemeye devam etmiştir. Kapasite kullanımında görünüm farklı. . . Sanayi sektörü için en hızlı açıklanan veri konumundaki kapasite kullanım oranındaki artış trendi, sanayi üretimi verilerini desteklememektedir. Sanayi üretiminden 1 ay önce açıklanan kapasite kullanım oranındaki yükselişe göre, sanayi üretiminde artışın gücünü koruması beklenmelidir. Ancak son dönemde bu iki veri arasında belirgin bir ayrışma olduğu görülmektedir. Bunun nedeni, şirketlerin verimliliği temel alarak kapasitelerini daha etkin kullanma yoluna gitmeleri olabilir. Bu nedenle daha önceden öncü gösterge olarak ele aldığımız kapasite kullanım oranındaki artışa karşın, sanayi üretimindeki ivme kaybının sürmesini bekliyoruz. Japonya’daki dramatik düşüş dikkat çekiyor. . . Bazı ülkelerde farklılaşma görülse de sanayi üretiminde global ölçekte gerileme kaydedildiği görülmektedir. Global ticarette öncü gösterge olan Baltık Endeksi’nin 2011 yılına girerken %50 oranında değer kaybetmesi sonrasında, beklentiler doğrultusunda geçen yıla göre daha zayıf bir ticaret düzeyinin oluşması, sanayi üretimi rakamlarındaki ivme kaybında etkili olmuştur. Yine yıl içinde deprem ve tsunami ile sarsılan Japonya’nın sanayi üretiminde meydana gelen %12.8’lik dramatik gerileme 2011 yılında sanayi üretiminde meydana gelen ivme kaybını teyid etmektedir. Global ölçekteki zayıflama eğiliminin Türkiye’nin sanayi üretimine de olumsuz yansıması beklenmelidir. Ekonomideki soğuma sinyalleri devam edebilir. . . Daha önceki raporlarımızda sanayi üretimi için bir risk unsuru olarak belirttiğimiz Merkez Bankası’nın ekonomiyi soğutma adımları son açıklanan rakamlarda sınırlı olarak hissedilmiştir. Bununla birlikte sanayi üretimindeki bu yavaşlamayı ekonomide soğuma sinyallerinin ilk işaretleri olarak görmek gerekmektedir. Son açıklanan enflasyon rakamındaki sıçrama ve cari açığın artış trendini koruması, Merkez Bankası’nın seçimler sonrasında para politikasında sıkılaştırma yaklaşımını devam ettirmesine neden olabilecektir. Bu noktada tüketici talebini daraltmak için yılın ikinci yarısında Merkez Bankası’ndan faiz artırımları beklemekteyiz. Bu olası faiz artırımlarının ve küresel ticarette Yunanistan krizi ile artabilecek zayıflamanın sanayi üretimini olumsuz etkileyebileceğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla OKFRAM olarak, sanayi üretimindeki artış oranının zayıflamaya devam edeceğini öngörmekteyiz.