Ekonomi Yazarları Sizler İçin Buluştu!


  

İMKB Hisse Senetleri İçin ‘TUT’ Sinyali!


İMKB Hisse Senetleri İçin ‘TUT’ Sinyali!



Bulunduğunuz haber:

İMKB Hisse Senetleri İçin ‘TUT’ Sinyali!
Tarih: 4 Ocak 2012 - 15:25









“2012 Yılı Stratejisi
2012 yılına Avro bölgesi borç krizi nedeniyle küresel büyümenin
yavaşladığı, enflasyon tehdidinin azalmaya başladığı, sistemik risklerin
arttığı bir konjonktürde giriyoruz.
Türkiye ekonomisi 2011 yılının ilk 9 ayında G20 ülkeleri içinde
Çin’den sonra en hızlı büyüyen ülke oldu. Ancak rekor cari açık ve
yüksek enflasyon Türkiye piyasalarında sert satışlara yol açtı.
Avrupa borç krizi ekonomi yönetiminin işini zorlaştırıyor. Türk
lirasında yaşanan değer kayıpları ve yüksek enflasyon sıkı para
politikasının sürdürülmesini gerektiriyor. Avrupa’daki kriz ise
büyümede aşağı yönlü riskleri artırarak işleri zorlaştırıyor.
Yılın ilk çeyreğinden itibaren ekonomideki yavaşlama ve cari
dengedeki düzelme daha net görülmeye başlayacak. Avrupa’daki
durgunluğun ve bankacılık sektöründeki sorunların 2012 yılında
Türkiye’nin büyümesini %1,5 civarına çekmesini bekliyoruz.
Büyümeari açığın (%7,5) ve
enflasyonun görece yüksek kalması (%7) riskleri artırarak yabancı
yatırımcılar açısından Türkiye’nin cazibesini azaltıyor.
Borsada kısa vadede riskler fırsatlardan daha fazla
Hisse senetleri piyasası için önerimizi BİRİKTİR’den TUT’a
çekiyoruz. Avrupa borç krizine kısa vadede çözüm bulunamaması
nedeniyle 2012 yılının ilk aylarında küresel risk iştahının düşük
kalmasını bekliyoruz. Emsallerine göre sınırlı getiri potansiyeli
bulduğumuz, 2012 yılına ilişkin ekonomik büyüme ve kar artışındaki
riskleri aşağı yönlü gördüğümüz İMKB bu ortamdan olumsuz
etkilenmeye devam edecek.
Tahvil piyasası alım için uygun seviyelere geldi
Tahvil piyasasında borsaya göre daha iyimseriz. Merkez Bankasının sıkı
para politikası ve son bir yılda yaşananası
varlıkları carry trade için cazip kılıyor. Türkiye gelişmekte olan ülkeler
arasında Brezilya’dan sonra en yüksek para piyasası faizlerine sahip.
Ekonomideki yavaşlamaya paralel Merkez Bankası’nın para politikasını
gevşetmesini ve bankaların tahvil talebini artırmasını bekliyoruz. 2012
yılının ilk yarısını tahvil piyasasında yatırım yapmak için bir fırsat
penceresi olarak görüyoruz.
Avrupa borç krizi ve Merkez Bankası’nın politikaları ekonomide
sert iniş ihtimalini artırdı Enflasyon ve cari açığın yüksek kalması
Türkiye’nin risk algısnı artırıyor
İMKB yılın ilk yarısında dünya borsalarının
gerisinde kalabilir Ekonomideki yavaşlama
yılın ilk yarısında tahvil piyasasını borsaya göre
daha cazip kılıyor.

Avrupa durgunluğun eşiğinde…

2012 yılına Avro bölgesi borç krizi nedeniyle küresel büyümenin
yavaşladığı, enflasyon tehdidinin azalmaya başladığı, sistemik risklerin
arttığı bir konjonktürde giriyoruz.
Avrupa Merkez Bankası’nın uzun vadeli düşük faizli sınırsız kaynak
sağlaması 2012 yılında 600 milyar avro borç ödemesi olan bankaları
rahatlatarak Avro bölgesi liderlerine sorunu çözmek için zaman sağlıyor.
Ancak kalıcı bir çözüm için bu kaynak yeterli değil.
Piyasalarda güvenin sağlanması ve krizin İspanya ve İtalya gibi büyük
ülkelere sıçramadan intizamlı bir şekilde çözülebilmesi için Avro
bölgesinin parasal birliğin ötesine geçerek mali birliğe dönüşecek adımlar
atması gerekiyor.
Avro bölgesi liderlerinin 2012 yılının ilk yarısında mali birliğe gidiş
kararında uzlaşma ihtimalini oldukça düşük buluyoruz. Avro bölgesinin
parçalanmaması için mali birliğin olmazsa olmaz şart olduğunu son kertede
tüm üye ülkeler kabul edecek. Ancak uzlaşmaya varılması için önce
Avrupa’nın durgunluğa girmesi gerekiyor.
Piyasaların Avro borç krizi karşısında verdiği tepkinin yumuşamaya
başlaması yatırımcıların orta vadede mali birliğe gidileceği görüşüne daha
yakın olduğuna işaret ediyor.
Ancak ABD ve Almanya 10 yıllık tahv düşük
seviyesi olan %1,9 düzeyine inmesi, ABD doları ve Japon yeninin son 10
yılın tepe seviyelerine yakın işlem görmesi küresel risk iştahının halen çok
düşük olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin derdi kontrolsüz büyüme…

Türkiye ekonomisinin dışsal şoklara karşı duyarlılığı eskisine göre çok
daha az. Ancak aynı görüşü piyasalar için söylemek mümkün değil. Yüksek
dış finansman ihtiyacımız küresel piyasalardaki satış dalgasından
gelişmekte olan ülkeler geneline göre çok daha sert etkilenmemize neden
oluyor.
Türkiye 2011 yılında gelişmekte olan ülkeler liginde en kötü performans
gösteren oyunculardan birisi oldu. MSCI Türkiye %37 değer kaybı ile
Mısır ve Hindistan’dan sonra en çok gerileyen borsa endeksi oldu. Merkez
Bankası’nın Ağustos ayından beri yaptığı müdahalelere rağmen Türk lirası
dolara karşı %18 değer kaybetti. Ekim ayındaki şok parasal sıkılaşma
sonrasında Türkiye DİBS’leri dolar bazında %16 gerileyerek yılı sıcak para
liginde son sırada bitirdi.
Avrupa Merkez Bankası ’nın uzun vadeli ve ucuz fonlaması piyasaları
rahatlattı Borsalar orta vadede Avro bölgesinde mali birliğe gidileceğini
fiyatlamaya başladı Son 20 yılın en düşük seviyesindeki ABD ve Almanya
tahvilleri risk iştahının halen düşük olduğunu gösteriyor
Dünya duürkiye aşırı hızlı büyüdüğü için
cezalandırıldı

Ekonomide yumuşak iniş çabaları sonuş vermedi

Türkiye ekonomisi 2011 yılının ilk 9 ayında G20 ülkeleri içinde
Çin’den sonra en hızlı büyüyen ülke oldu. İlk 9 aylık sonuçlara göre
milli gelir %9,6 büyüdü. Yılın tümünde büyümenin %8 civarında
gerçekleşmesi bekleniyor. Büyümeye paralel sanayi şirketlerinin faaliyet
karlarında %20 civarında artış olduğu tahmin ediliyor.
Ekonominin bu kadar güçlü olduğu bir dönemde Türkiye piyasalarında
yaşanan ağır kayıpların arkasında iki temel gerekçe var: (i) Ekonomi
yönetiminin cari açığı ve enflasyonu kontrol altına alacak sürdürülebilir
bir büyüme ortamı yaratabileceğine güvenin azalması (ii) En büyük
iktisadi ortağımız Avrupa’daki borç krizinin dış ticaret ve finansman
kanalları yoluyla ekonomide sert bir yavaşlamaya yol açabileceği
endişesi.
Merkez Bankası’nın fiyat istikrarının yanısıra finansal istikrarı da
hedeflediği yeni ekonomi politikasını uygulamaya başlayalı bir yılı aşkın
süre geçti. Ekonomi yönetimi 2011 yıi
ve cari açığı %5 civarında hedeflemişti. Son açıklanan veriler, 2011
yılında büyümenin %8 düzeyine, enfasyon ve cari açığın ise %10
civarına yükseleceğine işaret ediyor.

Merkez Bankası faiz silahını çekmek zorunda kaldı

Avrupa’da yaşanan borç krizi aşırı ısınan ekonomiye “yumuşak iniş”
yapturmak isteyen ekonomi yönetiminin işini zorlaştırıyor. Türk
lirasında yaşanan değer kayıpları ve enflasyondaki yükseliş Merkez
Bankasının para politikasında ciddi bir sıkılaşmaya gitmesini
gerektiriyor. Avrupa’da yaşanan borç krizi ise büyüme üzerinde aşağı
yönlü riskleri artırarak Merkez Bankasının işini zorlaştırıyor.
Merkez Bankası bu açmaaizini artırmak
yerine faiz koridorunu yukarı doğru genişleterek kendisine esneklik
sağlayan ancak piyasalar için belirsizliği artıran bir yöntemle para
politikasını sıkılaştırmayı tercih etti.
Banka para piyasalarında oluşan faizleri yukarı çekerek carry trade için
Türk lirasının cazip hale gelmesini hemde fonlama maliyetini artırarak
TL’de kısa pozisyon açarak spekülasyon yapanları cezalandırmayı
hedefledi. Ancak yurtdışı sendikasyonlara yönelik belirsizliklerin arttığı
dönemde yapılan sıkılaştırma bankacılık sektörünün kaynak toplama
maliyetlerinde sert bir yükselişe neden olarak büyüme üzerinde aşağı
yönlü riskleri artırdı.
Avrupa borç krizine ve Merkez Bankası’nın cabalarına rağmen
büyümede kontrollü bir yavaşlama sağlanamadı
Yüksek enflasyon ve zayıf Türk lirası Merkez Bankasını faiz silahını
çekmek zorunda bıraktı Geniş faiz bandı Merkez Bankası için esneklik
piyasalar için ise artan risk primi demek
Yapısal reformlar sayesinde Türkiye dışsal şoklara karşı eskisinden çok
daha güçlü. Güçlü kamu borç dinamikleri, bankacılık sisteminin sağlamlığı,
hane halkının borçluluğunun düşük olması ekonomiyi destekiyor.

2012 yılında ekonomide sert iniş olması ihtimali arttı

Aralık ayı PMI verileri ihracatının yarıdan fazlasını Avrupa’ya yapan,
yurtdışı borçlanmalarının üçte ikisini Avrupa’dan sağlayan Türkiye’nin
Avrupa borç krizinin yarattığı kürestkilenmediğini gösteriyor.
Ancak Avrupa ekonomisinin durgunluğun eşiğine geldiği ve bankacılık
sektörü bilançolarında sermaye yeterliliği endişesi nedeniyle küçülme
baskısı yaşandığı mevcut konjonktürde ekonominin uzun süre bu
performansı sürdürmesi mümkün değil.
Yılın ilk çeyreğinden itibaren ekonomideki yavaşlamanın ve cari dengedeki
düzelmenin daha belirgin olarak görüleceğine inanıyoruz. Avrupa’daki
durgunluğun ve bankacılık sektöründeki sorunların 2012 yılında
Türkiye’nin büyümesini %1,5 civarına çekmesini bekliyoruz.
Söz konusu büyüme gelişmekte olan ülkelerde beklenen %5,5 büyüme
rakamına göre çok düşük kalıyor. Büyümedeki sert yavaşlamaya rağmen
cari açığın (%7.5) ve enflasyonun görece yüksek kalması (%7) riskleri
artırarak yabancı yatırımcılar açısından Türkiye’nin cazibesini azaltıyor.
Borsada kısa vadede riskler fırsatlardan daha fazla
Avrupa borç krizine kısa vadede çözüm bulunamaması nedeniyle 2012
yılının ilk aylarında küresel risk iştruz.
Risk iştahına duyarlı bir piyasa olan İMKB bu ortamdan olumsuz
etkilenmeye devam edecek. Avrupa’dan gelen durgunluk sinyalleri ve
Merkez Bankası’nın sıkı para politikası Türkiye ekonomisinde sert iniş
ihtimalini artırarak Türkiye hisse senetleri piyasasının cazibesini azaltıyor.
2011 yılında yaşanan kayıplara rağmen gelişmekte olan ülkelerle yapılan
karşılaştırmalar İMKB’nin iskontasının yalnızca %8 düzeyinde olduğunu
gösteriyor. Sektörler itibariyle baktığımızda banka hisselerinin gelişmekte
olan ülke bankalarına göre iskontasının yüksek olduğunu, sınai ve hizmet
gruplarındaki şirketlerin ise pahallı olduklarını görüyoruz.
Kar büyümesi tahminlerine baktığımızda da hisse senetleri piyasası için
bir destek bulmak güç. Takip ettiğimiz mali sektör hisselerinin net karı
2012 tahminlerimize göre %4 artacak. Mali sektör dışındaki hisselerde
yıllık %8 FAVÖK büyümesi tahmin ediyoruz. Aynı dönemde ortalama
enflasyon tahminimiz ise %8,25 düzeyinde.
Avrupa borç krizi ve Merkez Bankası’nın politikaları ekonomide
sert iniş ihtimalini artırdı Düşük büyüme ve yüksek enflasyon
Türkiye’nin cazibesini azaltıyor Yılın ilk aylarında borsada satış baskısı
sürebilir İMK’de bankacılık dışında ucuz bir sektör bulunmuyor
2012 büyüme tahminimizi düşürmemiz ve uzun dönemli faiz oranlarında
görülen artış nedeniyle İMKB-100 için 2012 sonu hedef değerimizi 65,000
olarak belirledik. Söz konusu hedefe göre İMKB cari fiyatlarla %23 getiri
potansiyeli sunuyor.
Hisse senetleri piyasası için önerimizi BİRİKTİR’den TUT’a çekiyoruz.
Emsallerine göre sınırlı getiri potansiyeli ile 2012 yılına ilişkin ekonomik
büyüme ve kar artışındaki risklerinin aşağı yönlü olması nedeniyle hisse
senetleri piyasası için BİRİKTİR olan önerimizi TUT olarak revize
ediyoruz. Piyasanın %23 gibi gayet cazip getiri potansiyeline karşı kısa
vadeli riskler nedeniyle önerimizde değişiklik yapmayı tercih ettik.
Piyasada ciddi bir aşağı yönlü düzeltme veya risk algısında iyileşme ve
gelişmekte olan ülke piyasalarına para girişi görürsek önerimizi yukarı
yönde revize edebiliriz.
Risk algısında iyileşme veya daha da zayıf bir piyasa görene kadar defansif
bir portföy seçiyoruz. Bu yılki stratejimiz yıla defansif bir portföy ile
başlamak yönünde. Önerilerimizi düşük kaldıraçlı, döviz açık pozisyonu
olmayan, temettü verimi yüksek, yurtiçi dinamiklere daha çok bağlı ve
2012 kar büyümesi daha yüksek olan şirketlerden seçtik. Buna göre En ÖÇok
Önerilenler listesine Halkbank, Tüpraş, TAV, Tekfen Holding,
Arçelik, Bizim Toptan ve Türk Traktör hisselerini seçtik.
Türk lirasının 2012 yılında değer kazanmasını bekliyoruz
Türk lirasında bonomideki yavaşlamaya
rağmen enflasyonun 2012 yılında %7 ile gelişmekte olan ülkelerde
beklenen %4,5’lik seviyenin çok üzerinde kalmasını bekliyoruz. Türk
lirasındaki son aylarda yaşanan değer kaybı ve enflasyonun yükselmeye
devam etmesi Merkez Bankası’nı 2012 yılının ilk yarısında da daraltıcı para
politikası uygulamaya devam etmeye zorlayacak.
Merkez Bankasının sıkı para politikası ve son bir yılda yaşanan şiddetli
değer kaybı Türk lirası varlıkları carry trade için cazip kılıyor. Türkiye
gelişmekte olan ülkeler arasındapara
piyasası faizlerine sahip.

İŞ YATIRIM




BorsArti.Com
DMCA.com

| |

Kategori: Analiz- Borsa- Borsa Haberleri- Borsa Okulu- Ekonomi Haberleri- Finans- Günlük Bülten- Haberler- Hisse senedi- Hisse Senedi Önerileri- Manşet Arama Sonuçları: - - uzel traktör 2012 - dibs oranları 2012 - 2011 bilançoları - batı bahat hastanesi lojmanları - 2011 şirket bilançoları - uzel traktör 2012 haberleri - 2011 yil sonu bilançolari - 2012 dibs oranlari - 3 yıllık borsa verileri - kelebek mobilanın 2011 yılı bilançosu - merkez bankası tüpraş veriler - şirket bilançoları 2011 - şirketlerin son karlari 2o12 3 aylik - turk traktor 2012 kar tahmini - ülkelerin dibs -



“İMKB Hisse Senetleri İçin ‘TUT’ Sinyali!” için 1 cevap

  1. BENİZ diyor ki:

    Çok faydalı bir haber.

Bir Cevap Yazın