Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı
Tolga Egemen, Türkiye’nin TL kredi notunun artmasının, sıcak para girişini
hızlandırmayacağını bildirdi.
Tolga Egemen, Garanti Bankası’nın, 76 megavat kurulu gücündeki Karakuz
Hidroelektrik Santralı yatırımında kullanılmak üzere Alarko Grubu’nun enerji
sektöründeki yatırımlarını yürüten Altek Alarko’ya 120 milyon lira tutarında
proje finansmanı kredisi sağlamasına ilişkin imza töreninde gazetecilerin
sorularını yanıtladı.
Söz konusu proje finansmanının ”Türkiye’de TL cinsinden kredi
kullandırılır” düşüncesini hayata geçirmelerine yol açacak bir kredi olmasını
umduklarını ifade eden Egemen, aktif tarafta bu kredileri vermelerine paralel
olarak pasifte de bunun kaynağını yaratmaları gerektiğini, Türkiye’de
tasarrufların hala 1 ya da 3 ay vadeli olarak bankalara geldiğini, bankaların TL
cinsinden uzun vadeli kaynağının önemli bir seviyede bulunmadığını söyledi.
Egemen, ”Bu, Garanti Bankası olarak 2-3 yıldır üzerinde çalıştığımız bir
şey. Hatta Dünya Bankası, IFC gibi kurumlara da bize uzun vadeli yabancı para
krediler vermeye geldiklerinde hep şunu söylüyoruz ‘bizim döviz cinsinden
likiditemiz zaten o kadar iyi ki, bize uzun vadeli döviz cinsinden borç
verecekseniz, TL cinsinden verin ve bu amaca hizmet edin, eğer sektöre ve ülkeye
bir katkı yapmak istiyorsanız.’ Onlar da bunun üzerinde çalışıyor. Fakat bugün
için öyle uzun vadeli borçlanmalar yok” şeklinde konuştu.
Son 2 yılda Türk bankalarının TL cinsinden bono ve tahvil ihracına
başladığını hatırlatan Egemen, ”Daha çok TL uzun vadeli borçlanma yaratabilmemiz
lazım. Yakında bizleri artık sadece 1-2-3 yıllık değil, 5 yıllık, 10 yıllık TL
tahvil ihraçlarında da göreceksiniz ve uzun vadedeki TL kredi kullanımını daha
sürdürülebilir ve kalıcı bir hale getirebiliriz” dedi.
Bu kredide kur riskinin olmadığını belirten Egemen, Türkiye’de mevduatın
vadesinin kısa olmasına karşın kalıcı olduğunu, mevduatın, kısa devam etse bile
bu dönemde 10 yıllık kredileri vermekten çok da imtina etmeyeceklerini söyledi.
Egemen, S&P’nin TL cinsinden Türkiye’nin notunu artırmasıyla ülkeye sıcak
para girişi olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine, ”Bence olmaz. Bizim
yabancı para kredi reytingimiz, asıl istediğimiz reyting artarsa, o zaman
yabancılar Türkiye’ye yatarım yapmaya daha fazla gelecekler. O zaman ülkenin
istikrarına birçok anlamda daha çok güveniyor oldukları anlamı çıkacak.
Dolayısıyla bence TL kredi notumuzun artması, sıcak para girişini hızlandırmaz”
diye konuştu.
5-10 yıl vadeli tahvil ihraçlarının zamanlamasına ilişkin bir soruya,
Egemen, ”Yapısal olarak baktığımızda, kurumsal tarafta bile 10 yıllık TL kredi
vermeye başladığımıza göre, artık bizim de (sektör olarak) o vadelerde tahvil
ihracı yoluyla birebir fonlama yapmamızın zamanının geldiğini söylüyorum. Bu ne
zaman olur? Bir zaman vermek kolay değil. Eğer istikrarlı seyir devam ederse,
Avrupa ve ABD’den korktuğumuz volatilite etkileri piyasalarımıza gelmezse, her
şey daha iyi değilse de daha kötü olmazsa, bence önümüzdeki yıl bunlar gündeme
gelir” karşılığını verdi.
-”S&P’NİN NOT ARTIRIMI BANKALARIN TAHVİL İHRACINA OLUMLU KATKISI
OLUR”-
Tolga Egemen, S&P’nin not artışının bankaların yurt dışına TL tahvil
ihracına olumlu katkısı olacağını ifade ederek, Türk bankalarının yapacağı TL
tahvil ve bonolara yabancıların ilgisinin eskisine göre daha fazla olacağını
düşündüğünü kaydetti.
Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu da HES’lere ilişkin bir
soru üzerine, çevre etkisi minimize edilmiş projelere karşı çıkmamak ve
yatırımcının da çevre etkisini minimize edecek şekilde projede tedbirler alması
gerektiğini söyledi.
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin ise Ilısu Barajı
projesi için Hazine Müsteşarlığı ile bir kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bunu
devam ettirme yükümlülükleri bulunduğunu ifade ederek, ”Bize şöyle bir faydası
oldu süreçlerimizi gözden geçirmemiz, başta sosyal, çevresel etkileri kendi
süreçlerimize dahil etmemiz konusunda farkındalığımızı artırdı. Şu anda bunlara
yönelik olarak kendi kredi politikalarımızı yeniden gözden geçiriyoruz. Bunlara
yönelik danışmanlarla çalışıyoruz” diye konuştu.
Edin, HES projelerine ilişkin bir soru üzerine. kredi sözleşmesi
tahtında, firmanın oradaki taahhütlere uymasını takip edeceklerini belirterek, şu
görüşleri dile getirdi:
”Dolayısıyla bundan sonraki işlemlerde, eğer firmalar bu taahhütlerine
uymuyorlarsa kredi sözleşmesi tahtında temerrüde düşmüş olarak nitelendirilip
krediyle ilgili aksiyon alınması bile gerekecek. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde
herkesin bu konu üzerinde çok daha fazla duracağı yapılar bankacılık sektöründe
de söz konusu olacak. Projeleri kendi içinde sınıflandıracağız. Bazı risk grubu
yüksek olan projeleri bağımsız danışmanlara göndereceğiz. ÇED’de olmayanlar
dışında ilave birtakım şeyler de söz konusu olursa, onları da firmayla mutabık
kalarak,tabi ki tek başımıza bunu yapmayacağız, bunu kredi sözleşmesinin bir
parçası haline getireceğiz.”