Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Güler Sabancı, ”Cumhurbaşkanımız pazar günü çok güzel bir açıklama yaptı.
Kendisine bütün kalbimle katılıyorum. Kamuoyu vicdanı diye bir şey var, öte yandan da tabii, hukuk devletiyiz. Hakimlerin, savcıların görevleri var” dedi.
Sabancı Holding Yıllık Paylaşım toplantısının ardından, sohbet
toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sabancı, seçim sürecine dair
bir soru üzerine, sağlıklı ve huzurlu bir seçim geçirilmesi dileğinde bulundu.
Türkiye’nin demokrasisinin geliştiğini, modern demokrasiler düzeyine
geldiğini ifade eden Sabancı, ”Eksiklerimiz, iyileştirme alanlarımız var ama bu
zaten her süreçte olması gereken bir şey. Buna da açık olmalıyız” diye
konuştu.
Sabancı, bir gazetecinin, ”Son günlerde yaşanan gözaltılar,
gazetecilerin tutuklanması gibi olaylarla demokrasiyi çok da bağdaştıramıyorum”
şeklindeki değerlendirmesi üzerine, ”Cumhurbaşkanımız pazar günü çok güzel bir
açıklama yaptı. Kendisine bütün kalbimle katılıyorum. Kamuoyu vicdanı diye bir
şey var, öte yandan da tabii, hukuk devletiyiz. Hakimlerin, savcıların görevleri
var” yorumunu yaptı.
Güler Sabancı, başka bir soru üzerine de Prof. Dr. Nilüfer Göle’nin
”Demokrasiye en çok zarar veren şey korku” yönündeki ifadesine işaret ederek,
”Hukuk düzenimizde daha hızlı ve daha etkin bir sisteme ihtiyacımız olduğu
ortada. Bunu her alanda görüyoruz. İş hayatında da bu böyle. 2-3 sene, 5 sene
sürecek bir iş de hızlı işlemiyorsa o zaman onun bir etkinliği yok, bir güvence
tarafı yok” şeklinde konuştu.
-”ÇOK DAĞILMIŞTIK, YENİ BİR TOPARLANMA OLARAK GÖREBİLİRSİNİZ”-
Holding’deki yeniden yapılanmaya ilişkin de Sabancı, Zafer Kurtul’un Üst
Yönetici (CEO) olarak kendi çalışma düzenini kurmak istediğini ifade ederek,
”Sigorta ve perakendeyi birleştirdik, aynı yönetim altına koyduk ve sigortayı
Haluk Dinçer’e bağladık. Aslında çok dağılmıştık, bunu yeni bir toparlanma olarak
görebilirsiniz” dedi.
Sigorta sektörüne dair Sabancı, Türkiye’de elementer sigorta işinde çok
oyuncu bulunduğunun altını çizerek, yeni ortakla birlikte yeni atılımlar yapmak
istediklerini söyledi.
Güler Sabancı, Holding şirketlerindeki bütün yabancı ortakların
Türkiye’nin iyi gittiğini düşündüğünü, ortaklarda Türkiye’ye ilişkin bir kaygı
bulunmadığını belirtti.
Düşük faiz ve düşük enflasyon döneminin, ekonomiyle ilgili birçok
alışkanlık veya beklentinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği bir dönem
olduğunu dile getiren Sabancı, içinde bulundukları sektörlerde daha hızlı, daha
agresif ve daha büyük büyümeler aradıklarını, Holding’in buna gücünün yettiğini
kaydetti.
-”DAĞITIMDA BİR BÖLGE DAHA İSTİYORUZ”-
Nükleer santrallere ilişkin bir soru üzerine de Sabancı, şimdi artık bu
konunun devletler arası işler olarak götürüldüğünün altını çizerek, burada özel
sektörün rolünün ne olacağının belli olmadığını, belli olduğunda yeniden
değerlendirebileceklerini söyledi.
Enerji alanındaki ihalelere dair ise Sabancı, dağıtımda her halükarda bir
bölge daha istediklerini belirtti.
2009 yılının kriz dönemi, 2010 yılının toparlanma dönemi olduğuna değinen
Sabancı, 2011 yılını ise hızlı büyüme yılı olarak nitelendirdiklerini, Türkiye
açısından da önümüzdeki 3-5 yılın istikrarlı büyümenin gerçekleşeceği bir dönem
olacağını düşündüklerini vurguladı.
Güler Sabancı, 2011 için gördüğü en büyük riskin ne olduğu sorusuna da
”Petrol fiyatlarının yüksek seviyesinin uzun süre yüksekte kalmasının bütün
dünya için bir tehlike olduğu inancındayım. Bu bizi de etkileyecektir, büyümeleri
etkileyecektir, yeni yeni toparlanmaya başlayan gelişmiş ekonomileri de
etkileyecektir” şeklinde konuştu.
Yeni bir satın alma yapıp yapmayacakları sorusuna ise Sabancı, ”Bizim
gibi portföy yöneten bir grubun bir yandan satın alma yaparken, bir yandan doğru
zamanda doğru şeyleri elden çıkarması, ortaklık yapmayı düşünmesi gerekir. Ancak
şu anda bizim gündemimizde böyle bir şey yok” yanıtını verdi.
Sanayi alanında bir satın almanın söz konusu olup olmayacağı sorusu
üzerine de Sabancı, ”Olabilir, neden olmasın?” dedi.
Güler Sabancı, piyasa değeri ve gerçek değere ilişkin, iskontonun yüzde
30′un üzerinde olduğunun altını çizdi.
-SİGORTA SEKTÖRÜNDE KONSOLİDASYON-
Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Zafer Kurtul da, 2009 petrol
fiyatlarındaki artışa dikkati çekerek, petrolün 105 dolar olduğu göz önüne
alındığında 2011′de Türkiye’nin enerji harcamasının 50 milyar dolar olarak
öngörüldüğünü ve 2010′a göre 10 milyar doların üzerinde daha fazla bir giderin
söz konusu olacağını kaydetti.
Soruları da yanıtlayan Kurtul, Akbank’ın dağıtım ağının çok kuvvetli
olduğunu, dolayısıyla Türkiye’de banka sigortacılığını geliştirmek istediklerini
vurguladı. Kurtul, ”Sektörde konsolidasyon olması gerekir. Bizim de yeni ortakla
birlikte önemli çabamızın olması lazım. Hayat dışı, elementer sigortada hem
organik hem inorganik, satın almalarla büyümek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Kurtul, sanayiye çok önem verdiklerini, aslında Sabancı’nın sanayici bir
grup olduğunu ifade etti.
-”BAZI ÜLKELERDE BANKA, MÜŞTERİDEN KOMİSYON ALIYOR”-
Kredi büyümesini kontrol altına almanın cari açığı olumlu etkileyeceğini
vurgulayan Kurtul, bu doğrultuda Merkez Bankası’nın tedbirlerini
desteklediklerini söyledi. Kurtul, ”Diğer taraftan Merkez Bankası’nın artırdığı
karşılıklara faiz vermesi, daha doğru bir yaklaşım olurdu” yorumunu yaptı.
Rekabet Kurulu’nun maaş promosyonlarıyla ilgili bazı bankalara yönelik
soruşturmasına dair de Kurtul, bankacılığın serbest rekabetin yaşandığı bir alan
olduğunu, bunun genel olarak müşterinin lehine bir ortam yarattığını, bazı
ülkelerde maaş ödemesinden dolayı bankanın müşteriden komisyon aldığını,
Türkiye’de rekabetten dolayı tersi bir durumun söz konusu olduğunu kaydetti.
AA