“TRKCM için “AL” tavsiyemizi daha düşük hedef fiyat ile
sürdürüyoruz. Daha düşük emsal çarpanları ve düşen global risk
iştahını yansıtmak üzere kullandığımız yüksek iskonto oranı hedef
fiyatımızın aşağı çekti. Ancak, olumlu 2ç11 finansalları ve şirketin
cazip görünümü düşünüldüğünde, İMKB’deki son düşüşten sonra bu
seviyelerin yatırım için iyi seviyeler olduğunu düşünülebilir. TRKCM
için yeni hedef fiyatımız TL4.10 ve %41 yukarı yönlü potansiyele
işaret ediyor. Diğer bir taraftan, temettü verimi açısından TRKCM çok
cazip gözükmemekte.
İNA değerlememiz, faaliyete geçmesi ile FAVÖK’ü yukarı taşıyacak
yatırımlar sebebiyle emsal karşılaştırma yönteminden daha yüksek bir
değer ifade etmekte. TRKCM’in 1,575bin ton olan mevcut yıllık üretim
kapasitesinin 2013’te 2,025bin tona ve 2014’te 2,125bin tona çıkması
bekleniyor. Buna göre, FAVÖK’ün 2011 – 2015 yılları arasıda %13.4
yıllık bileşik büyüme oranı ile artmasını bekliyoruz. Diğer bir
taraftan, İNA değerlememizden elde ettiğimiz değer makro
tahminlerimizde yaptığımız değişiklikten olumsuz etkilendi. TRKCM’ın
0.78 olan Betası yerine 1.00 olarak kullandığımız Beta ve %6
hisse senedi risk primi (daha önce %5 kullanıyorduk) özsermaye
maliyetini arttırdı. Son global ekonomik karışıklık öncesi %10 olan
özsermaye maliyeti %12.5’e yükseldi.
TRKCM, 2011 yılı başından beri canlı yurtiçi konut ve otomotiv
sektörü sayesinde neredeyse tam kapasite ile çalışıyor. Toplam satış
hacmi göz önünde bulundurulduğunda net satışlardaki büyüme büyük
ölçüde fiyat kaynaklı. Oto camı ve işlem cam segmentinde, TRKCM’ın
satış gelirleri (dolar bazında) 2ç11’de yıllık bazda %30 arttı. Hem
düzcam hem işlenmiş cam segmentinin brüt kar marjı daha uygun fiyat
ortamı sayesinde yıllık bazda gelişme gösterdi. Ancak, şirketin
segmentlere ilişkin hacimsel verileri paylaşmaması sebebiyle bu
segmentlerin satış gelirlerine net katkısını ölçmek zor. Yüksek KKO,
yüksek ihracat fiyatları ve doğal gaz fiyatlarının yatay seyri
sayesinde (cam üreticilerin üretim maliyetlerinin ortalama %30’unu
oluşturmaktadır) beklentimize paralel olarak karlılığı destekledi.
2y11 için, doğal gaz fiyatlarında artış ihtimali şirket için risk
oluşturmaktadır. Biz değerlememizde 4ç11’den itibaren doğal gaz
fiyatlarındaki artışı modelledik fakat %10-15’ten daha yüksek oranda
bir zam değerlememiz açısından aşağı yönlü risk teşkil etmekte.
2011 yılının ikinci yarısında ve 2012 yılında yurtiçi talebin daha
düşük seyretmesini bekliyoruz. Ancak, MB’nın düşük faiz politikası
konut ve otomotiv talebindeki potansiyel daralmayı bir miktar
kısıtlayabilir. Diğer bir taraftan değer kaybeden TL sebebiyle
karlılığa daha yüksek katkı sağlayan ihracatın toplam satışlardaki
ağırlığının artması beklenebilir. 2ç10’da %31 olan ihracatın toplam
satışlardaki ağırlığı 2ç11’de %35’e çıkmıştır.”
Haberleri hazırlayan ve internette bizimle paylaşan herkesin ellerine sağlık.